2 Ekim 2014 Perşembe

Kim Ki-Duk, yeni bir dost.

Keşke bu yazıyı Kore diline çevirebilsem.
Çevirebilen arkadaş varsa vallahi süper olur.

Birkaç sene önce Değerlime önerilen bir film olarak tek başıma izlemiştim İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış ve İlkbahar'ı. Vurulmuştum. Benim için film denen "şey" öyle bir "şey"di.
Gözlerim, zihnim, insanlığım ve ruhum doymuştu.
Sorgu, sorgu, sorgu, sorgu...
Muhteşemdi.
...
Geçtiğimiz hafta ameliyat olamayacağımı öğrenince deliye dönüp eve gelip beş Kim Ki-Duk filmini peşpeşe izledim. Altın vuruş oldu benim için.
O günlerden sonra ayaklarım yerdeydi ama ruhum gökyüzünde bir yerde huzurla düşünüyordu.
Saygıyla karışık bir muhabbet var artık içimde sevgili Kim'e karşı.
Yeni bir dostumuz var sevgili blog, Kim.

Benim en sevdiğim ve artık en sevdiğim film diye söyleyebileceğim film Rüya'ydı.
Sebeplerini şöyle göstereyim.
Baş roldaki Odagiri Joe Değerlim'e çok benziyor bu profilden.
Bir de tuhaf tarafı şu ki esas oğlan bütün film Japonca konuşmuş, esas kız ise Korece... Ben tabi bunu fark etmemişim. Ne tuhaf değil mi?!


Ve tabi sevgili dostum Kim'in değerli açıları...


Budizm vurgusunu da unutmayalım. Muh te şem!


Küçük küçük ayrıntıları izlerken ihmal etmeyin.




Bu film bittiğinde şöyle bir durdum. Yeniden başladığımda artık bu filmi izleyen bir insandım.
...
Haftaiçi dayanamadım tekrar başladım izlemeye. Bu kez Arirang.
Arirang üzerine konuşmak yersiz. Seneler sonra yaşamak ve mutlu olmak için film çekmeye soyunan sevgili dostum Kim, insanlığı sorgulatıyor küçük bir dağ köyünden. Hâlâ orada.
Belki sadece şunu eklemeliyim, Rüya'daki intihar sahnesi bol bol konuşuluyor Arirang'da. Kim'in, sevgili Kim'in duygulanımı büyük.

Sevgili dostum Kim, ruhunda taşıdığın erdemli sancılar seni hep daha insan yapacak. Keşke biz de olsak... İyi ki varsın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder